Aktivist Nasıl Yazılır?
Aktivist… Bu kelime her birimiz için farklı çağrışımlar yapıyor olabilir. Belki bir protesto, belki bir sosyal medya kampanyası ya da belki de sokakta yapılan bir eylem. Ama bu kelimenin yazımı, günümüzün toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlarla ne kadar iç içe geçtiğini düşündünüz mü? İstanbul gibi büyük ve dinamik bir şehirde yaşarken, sokakta, toplu taşımada veya iş yerinde gözlemlediğim her şey, bu kelimenin yazımından çok daha fazlasını ifade ediyor. Hadi, hep birlikte “aktivist” kelimesinin yazımına odaklanırken, aslında bu kelimenin toplumsal yapımızı nasıl yansıttığını anlamaya çalışalım.
Aktivist: Bir Kelimenin Derinliği
Bir kelime, bir kimlik, bir rol… “Aktivist” nasıl yazılır sorusunu sormak, aslında çok daha derin bir sorgulama yapmayı gerektiriyor. Hepimiz bu terimi farklı bağlamlarda duymuş ve kullanmış olabiliriz. Ama İstanbul’daki yaşamımda, bu kelimenin nasıl algılandığı, ne kadar çok farklı gruptan insanı etkilediği beni hep düşündürmüştür. Aktivist, sadece sokakta bağıran bir kişi, elinde pankart taşıyan bir birey değildir. Aktivist, her alanda değişim yaratmaya çalışan bir düşünürdür, bir eylemcidir ve evet, bu kelimenin yazımının toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle de doğrudan bir ilişkisi vardır.
Toplumsal Cinsiyet ve Aktivist
Bir akşam, Kadıköy’de yürürken, yanımda bir grup kadın yürüyordu. Sesleri, konuşmaları, gülüşmeleri ve tartışmaları… Her birinin ortak noktası, kadın hakları için bir şeyler yapmaya çalışan bireyler olmalarıydı. Birkaç saat sonra, sosyal medya üzerinden gördüğüm bir paylaşımda, “Aktivist nasıl yazılır?” diye soran bir kadın vardı. “Aktivist” kelimesinin yazımı, gerçekten de kadınların toplumsal alandaki mücadelesiyle ne kadar örtüşüyordu.
Kadınlar, toplumda var olan cinsiyet eşitsizliğine karşı yıllardır mücadele ediyorlar ve bu mücadelenin bir parçası olmak, bir aktivist olmak demek, aslında her birey için kendi kimlik arayışını da beraberinde getiriyor. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde, kadının rolü çok katmanlı. Toplumun farklı kesimlerinden gelen kadınlar, aynı kelimeyle, farklı amaçlarla, farklı eylemlerle değişim yaratıyorlar. Birinin “aktivist” olması, çoğu zaman onun toplumda nasıl algılandığıyla da doğrudan ilintili. Kimi zaman, “aktivist” olmak, toplumsal cinsiyet normlarına karşı gelmek anlamına gelirken, bazen de bu kelime, mücadele eden bir kadının kendi özgürlüğü ve eşitlik taleplerini seslendirebilmesi için bir araç halini alabiliyor.
Çeşitlilik ve Aktivist
Sokakta gördüğüm her insan, kendisini farklı bir biçimde ifade ediyor. Aktivizm, aslında çeşitliliği kucaklamakla ilgilidir. Birçok insan, sadece belirli bir grubun çıkarlarını savunmakla kalmaz, toplumun her kesimine ait hakların eşit şekilde savunulmasına da odaklanır. Bir sabah Kadıköy’de, oradan geçerken farklı etnik kökenlere sahip gençlerin organize ettiği bir sosyal sorumluluk etkinliğine katıldım. Her birinin gündemi farklıydı; kimisi çevreye duyarlıydı, kimisi daha fazla erişilebilirlik istiyordu, kimisi ise daha çok kadın hakları için sesini duyurmak istiyordu.
Aktivist nasıl yazılır? Bu soruyu bir kez daha sormamı sağladı. Çünkü görüyorum ki, bu kelime birden fazla kültürden, inançtan, yaştan ve farklı kimliklerden bireylerin birleştiği bir çatı haline gelmiş. Çeşitli gruplar, toplumsal eşitsizliklere karşı farklı şekillerde savaşıyorlar. Aktivist olmak, sadece bir mücadele biçimi değil, çeşitliliği kucaklayan bir anlam taşıyor.
Sosyal Adalet ve Aktivist
İş yerimde bir gün, şefimle sosyal adalet üzerine sohbet ediyorduk. Gündemdeki konu, daha fazla fırsat eşitliği yaratmak ve özellikle dezavantajlı gruplara yönelmekti. “Aktivist” kelimesi, o an belki de en çok benim için anlam kazandı. Aktivizm, gerçekten de sadece sokağa çıkıp bağırmak değil, aynı zamanda iş yerinde, okulda, evde ve hatta internet dünyasında eşitlik için savaşıp, bu konuda bilinç yaratmak anlamına geliyordu. Sadece devletin veya bir kuruluşun yapması gerekenler değil, her bireyin üzerine düşen bir sorumluluk olarak kabul etmeliyiz.
Birçok genç, iş yerinde yapılan haksızlıklara karşı çıktığı için “aktivist” olarak nitelendiriliyor. Ancak bu, yalnızca kendini ifade etme ve eşit haklara sahip olma isteğinden kaynaklanıyor. Yani sosyal adalet talep etmek, aslında toplumsal yapıyı dönüştürme amacıdır. Bir kişinin sosyal adalet için yaptığı her bir eylem, onun “aktivist” olarak tanımlanmasına yol açar. Bir çalışanın hakları için verdiği mücadele, bir öğrencinin eğitim hakkı için ayakta durması, bir kadının şiddetle mücadele etmesi… Bunlar hepsi sosyal adalet için verilen savaşlardır.
Aktivist Nasıl Yazılır?
Aktivist kelimesi, herkesin bir şekilde üzerine düşündüğü, tartıştığı ve kendi mücadele alanına göre şekillendirdiği bir kavramdır. Bu kavramın yazımı, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi konularla iç içe geçmiştir. İstanbul gibi bir şehirde, sokakta yürürken, toplu taşımada, iş yerinde veya evde gördüğüm her sahne, bu kelimenin ne kadar derin bir anlam taşıdığını bir kez daha gösteriyor.
Aktivist, sadece sokakta yürüyen, sesini duyuran bir insan değildir. O, toplumun her alanında, her kesiminden insanın daha adil bir yaşam için verdiği mücadeleyi temsil eder. Aktivist nasıl yazılır? Aktivist, her kimlikten, her düşünceden, her talepten insanın ortak noktada buluştuğu bir kelimedir.