İthal Fazlası Ne Demek? İzmir’in Kıyısında Bir Gençlik Hikayesi
İzmir’de yaşıyorsam, demek ki deniz manzarası eşliğinde kahvemi yudumlarken beynimden geçen karmaşık düşünceleri arkadaşlarıma aktarmaya çalışıyorumdur. İşte bu yazı da tam olarak öyle bir yerden çıkıyor. Bugün size “ithal fazlası ne demek?” meselesini anlatacağım ama klasik ekonomi derslerinden değil, kahve kokusuyla, espri patlamalarıyla ve bazen kendime kızarak…
İthal Fazlası? Önce Basitçe Anlayalım
Tamam, önce işi kolaydan alalım: İthal fazlası, bir ülkenin dışarıdan aldığı ürünlerin, ihtiyaçtan fazla olması demek. Yani örneğin Türkiye, çikolata ithal ediyor ve o kadar çikolata geliyor ki marketler “Aman Allah’ım, bunu kim yiyecek?” diye bağırıyor. Burada kelimenin büyüsü devreye giriyor: Fazla… Yani ihtiyacımızdan fazla.
Şimdi diyaloğa geçelim, İzmir kafasıyla:
— “Ya kardeşim, geçen gün markete girdim, çikolata ithal fazlası diye rafta yığılı duruyordu.”
— “Ne yaptın peki?”
— “Gözümü kapattım, kendimi ekonomi profesörü sandım, sonra hepsini aldım. Sonra da vicdan azabı yaşadım.”
Evet, böyle şeyler oluyor. Ama işin aslı şu ki, ithal fazlası olunca ne oluyor? Mallar elde kalıyor, fiyatlar düşüyor, biz de “Aaa, 3 TL’ye çikolata mı?” diye sevinç çığlıkları atıyoruz.
Günlük Hayattan Komik Örnekler
Düşünelim bir de İzmir’deki sıradan bir Cumartesi sabahını: Konak’ta yürüyorsunuz, kafenin önünde elma ithal fazlası var diye bir tabela. “Elma mı ithal fazlası? Ne yani, elma bizim değil mi?” diye soruyorsunuz ama sonra anlıyorsunuz ki Çin’den gelmişler.
İç ses: “Ya bu elma bana bakıyor, ‘Beni ye, yoksa burada çürürüm’ diyor.”
Arkadaşlarla buluştuk, ben tabii ki olayı abartıyorum:
— “Abi marketler ithal fazlası yüzünden çöküyor, bizim cüzdanımız da moral olarak çökecek.”
— “Sen yine abartıyorsun.”
— “Hayır abartmıyorum, mikroekonomi derslerinde anlatılan o şeyler işte, burada, şimdi.”
Evet, ben biraz fazla düşünüyorum. Ama bu düşünmek olayı, arkadaş grubunda bana “ekonomi komedyeni” lakabını kazandırdı.
İthal Fazlası ve İnsan Psikolojisi
Şimdi biraz derine inelim. İthal fazlası sadece ürünlerle ilgili değil, ruh hâlimize de benzeyebilir. Mesela ben, sürekli düşünürüm, gereksiz detaya takılırım ve sonra kendime derim: “Bak, ithal fazlası gibi düşünüyorsun, yani ihtiyacın olmayan şeyleri kafanda çoğaltıyorsun.”
Bu yüzden bazen markete gidip sadece bir çikolata almak yerine, bütün raftaki ithal fazlasını alırım, sonra da kendime kızarım: “Ya 25 yaşındasın, hâlâ bu kadarını neden aldın?”
Arkadaşlarla Diyalog: Gerçeklik Kontrolü
— “İthal fazlası ne demek?”
— “Abi, dışarıdan gelen ve ihtiyacımızdan fazla olan şey.”
— “O zaman senin kafan da ithal fazlası.”
— “…Hadi ya, bunu söyledin ya, hepimizin kafası biraz ithal fazlası zaten.”
İşte burası eğlenceli kısmı. Hayatta her şeyin fazlası var, bazen düşüncelerimiz, bazen market rafları, bazen de benim espri yapma merakım.
İzmir’de İthal Fazlası ve Günlük Hayat
Kordon’da yürürken, dondurma standına bakıyorum. Üç farklı ithal dondurma var, hepsi ithal fazlası çünkü Türkiye’de yaz mevsimi yoğun talep görüyor ama üretim dış kaynaklı olunca… Siz anlayın artık. Ben de bu durumu mizahi bir dille anlatıyorum:
İç ses: “Bunlar beni de biraz fazla düşündürüyor. Ama bir yandan da mutluluk veriyor, çünkü dondurma var.”
Arkadaşım:
— “Ne yani, bir gün ithal fazlası dondurma krizimiz mi olacak?”
— “Olmazsa olmaz, zaten İzmir’de yaşıyoruz, krizler bile tatlı gelir.”
İthal Fazlasını Hayatımızda Nereye Koyarız?
Ekonomik bir kavram gibi görünüyor ama günlük hayatta fazlalıkla başa çıkma stratejisine de benziyor. Fazlalık, bazen mutluluk getirir, bazen kafa karıştırır, bazen de gereksiz stresi tetikler.
Ben şahsen, İzmir’de yaşıyor ve arkadaşlarımla takılırken, her ithal fazlasını esprili bir şekilde yorumluyorum. Mesela, geçen gün marketten aldığım ithal fazlası cipsleri eve götürdüm, annem:
— “Bunları mı aldın?”
— “Evet anne, ithal fazlası, böyle fırsatlar kaçmaz.”
— “Senin beynin de ithal fazlası sanki.”
— “…Belki de haklı.”
Sonuç: İthal Fazlası ve Biz
İthal fazlası ne demek? Hem basit, hem de karmaşık. Basit: Dışarıdan gelen, ihtiyacımızdan fazla ürün. Karmaşık: Hayatımızdaki fazlalıklarla, düşüncelerimizle, hatta esprilerimizle ilişkili. İzmir’in sokaklarında yürürken fark edersiniz ki, fazlalık bazen tatlıdır, bazen de kafa karıştırır ama her zaman hikaye yaratır.
Ben 25 yaşında bir genç olarak, arkadaşlarımla şakalaşırken, kendi içimde tartışırken, sürekli “fazla” olan her şeyi fark ediyorum. İthal fazlası sadece marketlerde değil, yaşamın kendisinde de var. Ve bazen, en güzel espriler oradan doğuyor.
—
Bu yazı, gündelik mizah, arkadaş sohbetleri ve ekonomik kavramları bir araya getirerek, “ithal fazlası ne demek?” sorusunu hem eğlenceli hem de düşündürücü bir şekilde anlatıyor.